BİR BARDAK LEZZET

Ceyda ÇELİK - Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü / Aromsa

 

Yaşamın temeli olan su, sıcacık çay, kırk yıl hatırı olan kahve, buz gibi limonata, meyve suları… Hayatımızda önemli yeri olan içecekler, geleneksel özellikleri, günümüzde yenilikçi tatları ve tüketim alternatifleri ile beslenme ve sosyalleşmede ön plana çıkıyor.

 

Ülkemizde içecek pazarı incelendiğinde, sıcak içeceklerin ilk sırada yer aldığı ve meşrubatların ise ikinci sırada olduğu görülmektedir. Sıcak içeceklerin ilk sırada yer alması şüphesiz geleneksel çay kültürümüzden kaynaklanmaktadır. Ülke bazında değerlendirildiğinde en çok çay tüketen ülkeler Çin, Hindistan ve Rusya olsa da Türkiye, kişi başı yıllık çay tüketiminde dünyada ilk sırada yer almaktadır. Yılda kişi başı yaklaşık 3,15 kilogram olan çay tüketimi; günlük ortalama 240 milyon bardak çaya denk gelmektedir. Buzlu çay tüketiminde ise Çin, Japonya ve Amerika ilk sırada yer alan ülkelerdir. Türkiye’de çay çok fazla içilmesine rağmen kahve tüketimi de hızlı bir şekilde artmaktadır. Bunda, geleneksel Türk kahvesi tüketimindeki artış ile global kahve zincirlerinin ve yeni nesil lokal kahve dükkanlarının lezzetli ve farklı bir deneyim sunması önemli rol oynamaktadır. Belirtilen ürünlere ek olarak, ülkemizde son yıllarda, toz içecek tüketiminde düşüş olmasına karşın sporcu içecekleri ile soğuk kahve tüketimi artmaktadır. Doğal tat arayışı, sağlıklı ürün ve düşük şeker içeriği beklentisi, tüketicileri geleneksel lezzet olan limonataya yöneltmektedir. Ayrıca, ülkemizde süt ve ayran tüketiminde de artış görülmektedir. 


Sağlık ve iyi yaşam her alanda olduğu gibi gıda ve içecek sektöründe de ön planda olan ve domine eden bir trend. Yaşam süresinin uzaması, insanları sağlıklı kalmak ve sağlıklı yaşlanmak için gıdalardan destek almaya yönlendiriyor. Örneğin, kalp sağlığı ile kemik ve eklem sağlığına yönelik içecekler ön plana çıkıyor. Kemik sağlığını desteklemek için kalsiyum, protein, D ve A vitaminleri açısından zenginleştirilmiş süt ürünleri raflarda yerini alıyor. Cilt sağlığı için ve eklem ağrılarına karşı kolajen içeren içeceklere olan ilgi artıyor. Tüketicilerin “sağlıklı içecek” algısı değerlendirildiğinde, şekeri azaltılmış, doğal hammaddelerin yer aldığı temiz etiketli ürünlerin ön plana çıktığı görülüyor. İngiltere’de tüketicilerin %40’ı şeker oranı azaltılmış ya da şeker içermeyen içecekleri tercih ediyor. Diğer taraftan, satın alma kararını etkileyen faktörler incelendiğinde ilk sırada hala %64 ile lezzet varken, ikinci sırada sağlık ve sonrasında ise fiyat yer alıyor. 


Gazlı içecekler yerine buzlu çay, soğuk kahve ve sebze-meyve sularının yer aldığı içecek kategorilerinde ürün çeşitliliğinin arttığını görüyoruz. Bunlara ek olarak, aromalı maden suları, soğuk dem meyveli çaylar, şeker veya tatlandırıcı içermeyen meyve ve baharatlar ile zenginleştirilmiş sular yeni segmentler olarak karşımıza çıkıyor.


Pazardaki bu trend ve beklentiler doğrultusunda, markalar tüketici taleplerine en doğru cevabı verebilmek ve sevilen ürünlere imza atmak için stratejilerini değiştirmek durumunda kalıyor. Özellikle, içecek formülasyonlarını revize etmek, lezzetten ödün vermeden şeker içeriğini azaltmak ve sağlığı destekleyen ürünler oluşturmak için çeşitli mineral, vitamin ve bileşenler eklemek, içecek gramajlarını değiştirmek ve daha küçük ambalajlarda daha az gramajlı ürün alternatifleri sunmak, şekersiz ürünleri portfolyolarına eklemek ve ürün çeşitliliğini arttırmak bu stratejilerin başında yer alıyor.

 

AROMSA, YEPYENİ TATLAR VE FARKLI DENEYİMLER SUNUYOR

Türkiye ve dünya genelinde, uzun yıllara dayanan deneyim, ileri teknoloji ve inovatif yaklaşımla çalışan uzmanlarımız ile içecek endüstrisine yenilikçi ve en lezzetli çözümleri sunuyoruz. Pazar ve trend analizleri ile başlayan tasarım süreci, reçete oluşturma ve sonrasında üretim proseslerinde iyileştirme başta olmak üzere tüm alanlarda sürdürülebilir iş ortaklıkları kuruyor, bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyoruz. İçecek sektörünün her geçen gün daha da lezzetli olması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.