RÖPORTAJLAR

“Avrupa’nın önde gelen şef ve gurmelerini bünyesinde buluşturan Uluslararası Tat Enstitüsü, gerçekleştirdiği ‘2019 Tat Değerlendirmesi’ sonucunda Teksüt Krem Peynir’i Üstün Lezzet Ödülü’ne layık gördü. Peynirimiz, ‘göze çarpan tat’ olarak değerlendirildi. Haziran ayında Brüksel’de düzenlenen ödül töreninde de ödülümüzü bizzat aldık. Bu ödülle, krem peynirimizin üstün lezzeti artık Avrupalı usta damaklar tarafından da tescil edilmiş oldu” diyen TEKSÜT Yönetim Kurulu Üyesi Arda AKSARAY ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi keyifle okuyacağınızı umut ediyoruz.

Arda Bey, Teksüt’ün Türkiye pazarındaki dünden bugüne gelişimi hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’nin en köklü süt ve süt ürünleri firması olan Teksüt, 1956 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde kuruldu. İlk kurulduğunda yerel ölçekte beyaz peynir üretimiyle yola çıkan firmamız, süreç içinde tesislerini ve ürün çeşitlerini genişleterek, bugün yine Gönen’de bulunan 27 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam 80 bin metrekare üzerine kurulu modern fabrikasında üretimini sürdürüyor. Büyümesini adım adım sürdüren Teksüt, Türkiye’nin en büyük kuruluşlarını gösteren İstanbul Sanayi Odası İSO 500 sıralamasında 470’inci sırada yer alıyor. 


Üretim teknolojiniz ve ürün çeşitleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Teksüt’ün beyaz peynir ile başlayan süt ve süt ürünleri serüveni; UHT süt, kaşar peyniri, krem peynir, tereyağı, sürülebilir beyaz peynir, süzme peynir, labne, kaymak, yoğurt ve ayranın yanı sıra Mihaliç, Çeçil, Dil, Çerkez, Otlu, Urfa, Örgü, Üçgen, Misket, Çubuk gibi yöresel peynirlerin üretimiyle devam ediyor. Teksüt olarak günde 600 ton süt işliyoruz. Ürünlerimizi süt endüstrisinde uygulanan en yeni teknolojilerle dünya standartlarına uygun şekilde güvenilir, hijyenik ve sağlıklı şekilde üretiyor ve dağıtıyoruz. 


Süt ve süt ürünlerinin yaşamımızdaki payı nedir?
Sağlıklı yaşam denildiğinde süt ve süt ürünlerinin en üst kategoride yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Protein, kalsiyum, magnezyum, fosfor, çinko, B1, B2, B6, B12 vitamini gibi pek çok vitamin ve mineral içeriğiyle süt ve süt ürünleri, günlük beslenme ihtiyacına en güzel cevabı veriyor. Süt tüketimi aynı zamanda ülkeler açısından da bir gelişmişlik göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Türkiye’deki tüketime baktığımızda; peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerinin tüketiminde ülke olarak fena değiliz ancak içme sütünde geride kalıyoruz. Yıllık kişi başı 26 litrelik süt tüketimimizde Avrupa ülkeleri ortalamasının üçte biri oranındayız. Oysa sağlıklı bir toplum için 7’den 77’ye daha çok süt içmemiz şart.


Sağlıklı yaşam ekseninde süt ile ilgili en büyük sıkıntımız ise bilgi kirliliği. Son dönemde sıklıkla, sokak sütünün iyi ve sağlıklı olduğu iddia ediliyor. Ancak bu konuda haklılık payı olmadığını iletmek isterim. Havayla temas eden süt, çok hızlı şekilde bakterilerin üremesine ortam sağlıyor. Sütün evdeki ocakta 100 derecede kaynatılması ise ne yazık ki hem kötü hem de iyi, tüm bakterilerin ölümüne neden oluyor. Oysa endüstriyel ortamda sütü uygun ortamda muhafaza ediyor, uygun ısıda ısıtıyor ve sonrasında hızla soğutarak en sağlıklı şekilde ambalajlıyor, evlere ulaşmasını sağlıyoruz. Dolayısıyla sütün, ambalajı ve markalı şekilde tedarik edilmesinin daha sağlıklı ve doğru olduğunun altını çizmek isterim. 


Türkiye'de en çok tüketilen süt ürünü nedir? 
Bizdeki verilere göre Türkiye’de üretilen sütten en fazla peynir yapılıyor. En çok beyaz peynir ve kaşar peynir üretiliyor ve tüketiliyor. Peynir üretimini yoğurt ve ayran takip ediyor. Onları içme sütü, süttozu, tereyağı ve dondurma izliyor. Dünyadaki grafiğin de benzer olduğunu tahmin ediyorum. Ancak içme sütü tüketimi özellikle batı ülkelerinde daha yaygın, düzenli ve yoğun. 


Son iki yıl içerisinde yaptığınız yatırımlar nelerdir? Önümüzdeki günlerde yeni bir ürünle tanıştıracak mısınız bizleri?
Büyümeye, teknolojiye, istihdama ve penetrasyona düzenli şekilde yatırım yapan bir şirketiz. 2018’de de satış-pazarlama, dağıtım ağı, ekipman-makine, AR-GE ve ürün geliştirmeye yönelik yaklaşık 13 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdik. Labne, çubuk peynir, lor, süzme peynir, üçgen peynir gibi ürünlerde yeni veya kapasite arttırıcı revizyon yatırımları yaptık. 


2019 yılı için 15 milyon TL’lik yatırım hedeflemiştik. Ama bu miktarı büyük olasılıkla aşacağız. Öncelikle UHT süt ve ayran-yoğurt hatlarında kapasite artırımına yönelik makine alımları planlandı, bir bölümü tamamlandı. 2019’de meyveli süt üretimi devreye girecek, ki bu Teksüt açısından yeni bir kategori. Buna yönelik çalışmalarımız devam ediyor. 


İhracat çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? 
Teksüt olarak ihracat konusu, iş ajandamızın en önemli başlıklarından biridir. Uzun zamandır ihracat yapan bir şirketiz. Örneğin 1997 yılından bu yana, yani 22 yıldır kesintisiz olarak ABD’ye ihracat yapıyoruz. 2018’de ihracat yaptığımız ülke sayısını 9’dan 14’e, 2019 başında ise 14’den 17’ye çıkarttık. İhracat yaptığımız ülkeleri şöyle sıralayabiliriz: Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Kuveyt, Irak, Azerbaycan, Türkmenistan, Kosova, Tayvan, Katar, Ürdün, Suudi Arabistan, Somali, Gürcistan, İsrail, Umman ve Malezya.


Pazarlama stratejiniz ve size kazandırdıkları hakkında neler söyleyeceksiniz? 
Biz Teksüt olarak, ülkemizde var olan geleneksel süt ürünlerimizi en kaliteli haliyle üretmeye ve yaygınlaşmasını sağlamaya odaklanmış durumdayız. Sektörde irili ufaklı çok fazla yapı var ve kaliteyi sürdürülebilir halde sunabilmek önemli bir değer. Teksüt olarak biz bunu misyonumuz olarak değerlendiriyor ve çalışmalarımızı bu misyon doğrultusunda sürdürüyoruz. Pazarlama çalışmalarımızı da bu yönde mesajlarla devam ettiriyoruz. Sütün saflığını, güzelliğini ve kıymetini ortaya koyan ama bununla birlikte süt ürünlerinin çok iyi korunması gerektiğini bildiren ve ambalajlı – markalı ürünün önemini yansıtan iletişim ve pazarlama çalışmaları gerçekleştiriyoruz. 


Süt ve süt ürünleri sektörünün geleceğini değerlendirir misiniz? Türkiye pazarından beklentileriniz nelerdir?
Ülkemizde çiğ süt üretimi artıyor. Üretim, 2017’de %17 artmıştı. 2018’de de yaklaşık %10 arttı ve 22 milyon tona ulaştı. 2010 yılında bu miktar 12 milyon ton civarındaydı. Üretilen sütün yaklaşık yarısı, süt sanayi işletmeleri tarafından kullanılıyor. Sanayiciler olarak bu sütü hem işliyoruz hem de ihraç ediyoruz.


Süt sanayi olarak yerel kalkınmaya güçlü destek verdiğimizi söyleyebiliriz. Üreticiler noktasında girdi maliyetleri odaklı çözülmesi gereken bazı sıkıntılar olmakla birlikte, genel olarak hem üretici hem de sanayi tarafında Türk süt sektörü olarak olumlu yönde ilerlediğimizi söyleyebilirim. Güçlü, dinamik, dünya standartlarında hatta bu yöndeki pek çok standardı da aşan biçimde üretim yapan bir süt ürünleri sektörümüz var. Ben sektörümüzün büyüyerek başarılı gelişmesini sürdüreceğini düşünüyorum. 

 

Aldığınız ödüller hakkında bilgi verir misiniz?
Çok kısa süre önce krem peynirimiz uluslararası bir ödül aldı. Avrupa’nın önde gelen şef ve gurmelerini bünyesinde buluşturan Uluslararası Tat Enstitüsü, gerçekleştirdiği ‘2019 Tat Değerlendirmesi’ sonucunda Teksüt Krem Peynir’i Üstün Lezzet Ödülü’ne layık gördü. Peynirimiz, ‘göze çarpan tat’ olarak değerlendirildi. Haziran ayında Brüksel’de düzenlenen ödül töreninde de ödülümüzü bizzat aldık. Bu ödülle, krem peynirimizin üstün lezzeti artık Avrupalı usta damaklar tarafından da tescil edilmiş oldu. 


Teksüt olarak sektöre kazandırdıklarınız hakkında neler söylemek istersiniz?
Teksüt olarak yüksek kalite, gıda güvenliği, çevreye ve doğaya saygı, insana yatırım felsefesiyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımlar ışığında üretimimizi ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, FSSC 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, BRC Food ve Helal Gıda gibi yönetim sistemleri ve sertifikaları doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Kurumumuzda bugün 580 kişi çalışıyor. Bunların yaklaşık yüzde 41’i kadın çalışanlarımızdan oluşuyor. Kadın personel istihdamını önemsiyoruz. İlk başta da aktarmıştım, 62 yıllık köklü geçmişi olan bir kuruluşuz ve 2019 itibarıyla Türkiye’nin en büyük kuruluşlarını gösteren İstanbul Sanayi Odası İSO 500 sıralamasında 470’inci sırada yer alıyoruz. 


Keyifli sohbetiniz için çok teşekkür ederiz.

 

 

DİĞER RÖPORTAJLAR